Yazı: Harun Kaban
İnternetin gazeteleri bitirip bitirmeyeceği tartışması artık demode oldu; ne internetin gazetelerin yerine geçeceği, ne de bu düzenin böyle devam edebileceği gibi kesin yorumlar yapmak mümkün değil. Görünen o ki, yaşanan olgu, mahiyeti gereği sürekli kendini yenileyen ve evrimleşen bir süreç olarak, her yeni gelişmeyle yeni bir formata bürünecek…
ABD’de kağıt ve personel giderlerini finanse etmekte zorlanan bazı yerel gazetelerin yayınlarını internet üzerinden devam ettirmesi, yine ABD’nin, aynı zamanda dünyanın da en büyük gazetelerinin de bir internet politikası geliştirmek zorunda kalması, internetten yayının paralı mı parasız mı olacağı, yazılı olarak yayının ne kadar devam edebileceği gibi tartışmalar her geçen gün farklı bir boyut kazanıyor.
İnternet ve yazılı medya olgusunu değerlendirirken göz önüne alınması gereken olgulara dönem dönem yenileri ekleniyor, bazıları ise kısa bir süre sonra işlevini ya kaybediyor ya da farklı bir işlev kazanıyor.
Söylediklerimizi somutlaştırarak devam edelim.
Gazeteler hal-i hazırda yaptığı habercilik anlayışını ve formatını ister istemez değiştirmek zorunda kalacak, kısmen de bu yönde adımlar atıyorlar. İnternet haberciliği “son dakika” haberciliğini basılı gazetelerden aldı. Artık basılı gazeteler gece olan bir olayı ancak ertesi gün duyurabiliyor. Hatta gazete basılırken olayın mahiyeti birkaç defa değişebiliyor ve “günlük” gazeteler bu olayın bütün sıcaklığını ıskalamak zorunda kalıyor. İnternetin “anında habercilik” konusunda gazetelerin de bir “internet” birimi ihdas etmelerini, internet sitesi için kadro oluşturmaları zorunluluğunu getirdi. Burada, “internet gazetelerin yerini alacak mı?” sorusuna kafa yormaktan çok, “anlık haber” konseptini aşıp, gazetelerin daha derinlikli, zamana dayanıklı haberler yapmaları, haberleri “haber verme”den ziyade “haber-analiz” üzerine bina etmeleri gerekeceğini tartışmak gerekir.
Gazetelerin en önemli fonksiyonlarından birisi olan köşe yazısı, yorum fonksiyonunun da artık yeni bir boyut kazanmasına şahit oluyoruz. Sayfa yapısı, mizanpaj sıkıntıları ve yer darlığı gibi nedenler bir yana, özgür yayıncılık ve sansür gibi gazetelerin kurumsal nedenlerinden dolayı yaşanan anlaşmazlıklar, özgür yayıncılık meseleleri “blog”larla bu mesele temelinden değişti. Artık büyük gazetelerin ünlü yorumcuları ve köşe yazarları kadar bağımsız blog yazarları da referans alınıyor. Hatta bazı tematik bloglar, kendi konularında basılı gazetelere referans ve haber kaynağı oluyor.
Basılı medya ve internet medyasını da tavuk yumurta hikayesinden çok bağımsız olarak düşünmek pek mümkün değil. İnternet aleminin “sınırsız”lığının yarattığı kirlilik gibi blog aleminde bir kirlilik yaşansa da fark yaratan, iyi işler çıkaranlar fark ediliyor. “Söz uçar yazı kalır” atasözünü de biraz revize etmek gerekiyor. İnternette üretilen ve yayınlanan içeriğin, hacklenme, sunucu değişikliği veya internetin kendine özgü niteliklerinden dolayı uçma tehlikesi söz konusu. Bu manada yine “sanal” alemdeki yazıyı “gerçek” alemde de basılı hale getirmek, zamanın ruhuna uygun bir durum. Tematik, belirli bir uzmanlık alanı üzerine içerik üreten blogların içeriklerini kitap olarak piyasaya çıkmaları da dijital çağda değişen yayıncılık tecrübesinin başka bir bölümünü oluşturuyor. Kitap yayıncılığının “e-kitap” meylettiği bir dönemde blog yayıncılığının da “basılı” olarak yayın piyasasına girmesi gibi bir fenomen söz konusu oluyor.
İnternet aleminde rüştünü ispatlayan bu bloglardan biri EkonomiTürk adlı blog. Financial Times, Yahoo Finance ve Bloomberg gibi dünyanın önemli finans sitelerinin önerdiği, tematik blogun Liberte Yayınları’ndan Liman Kitapları markası altında yayınlanan kitabı piyasaya çıktı. Yazarları arasında, genelde ekonomi alanında uzman, aralarında brookerların da bulunduğu, birçoğu alanında doktoralı ekonomistler olan blogun 2009 krizini çok öncesinden haber vermesi gibi birçok öngörüsü piyasalar tarafından da doğrulanmış.
Ciddiye alınan ve sebat ile devam edilen her işin başarıya ulaşması gibi EkonomiTürk de 2005’ten beri devam eden yayını ile bloglar arasında fark yaratıp, içeriğinden süzdüğü bir kitap ile bu farkını basılı yayın piyasasına da sundu. Kitap, sadece bir blog içeriği değil, üniversitelerin ilgili bölümlerinde yardımcı kitap olarak okutulacak kadar yetkin, ekonomiye dair kahvehane hurafelerini çürütürken eğlendirecek kadar da rahat bir içeriğe sahip.
Son olarak, ücretli olarak ayrı bir blog daha açan ekip, cüz’i bir miktar karşılığında abonelerine borsa ve çeşitli hisseler konusunda tavsiyelerde bulunuyor. Yine bireysel finans projesi adında orijinal bir proje ile de muhtemelen bir ilki gerçekleştiren blog, kendi kulvarında Dr. İnan Doğan yönetiminde başarılı bir yayın yapmaya devam ediyor.
“EkonomiTürk: Ekonomide Hurafeler ve Gerçekler” adlı kitap, yayıncılığın geçirdiği serüven açısından da alanında bir ilki gerçekleştiriyor. Dünyada benzer girişimlerin sayısını bilmiyorum ama fazla olduğunu da tahmin etmiyorum, fakat Türkiye’de ilklerden biri ve fonksiyon açısından son derece önemli bir vak’a olarak piyasadaki yerini aldı.
19 Haziran 2010, 07:48
Добрый день! jose@tehnon.ru” rel=”nofollow”>……
с ув….
24 Haziran 2010, 03:30
Medicamentspot.com International Legal RX Medications. Special Internet Prices (up to 40% off average US price). NO PRIOR PRESCRIPTION REQUIRED!…
Combivir@buy.online” rel=”nofollow”>.…